Ömer Moğultay sözleri
Benim için "nasıl yaşamalıyız?" sorusunun cevabı "cesurca yaşamalıyızdır".

Ömer Moğultay, 3. Ömer, Işığın Rehberi ve Yeni İdealin ilk havarisi.
Ömer Moğultay sözleri
Benim için "nasıl yaşamalıyız?" sorusunun cevabı "cesurca yaşamalıyızdır".
Ey Rabbim, onlara sen mi söyledin "Ömer'e her türlü zulmü reva görün" diye.
İnsan sahip olamadığı güzelliğin düşmanıdır. Onun yok olmasını diler.
Her şey, hiçbir zaman olmadığı kadar mümkün.
Zeki insanın dehasına, aptal insanın aç gözlülüğüne hitap etmek gerekir.
Aslında bizler, hepimiz birer sanatçıyız, bizim eserlerimiz hayatlarımız.
Biz canavarlar gün ışığını pek sevmeyiz.
Sürü, gücünü kurttan alıyorsa, kurtta gücünü sürüden alır.
Normal bir hayat yaşamadıysanız, normal biri olamazsınız.
Keşke hayallerle mutlu olacak kadar ahmak olsaydım.
Bana hiçbir şey vermedikleri gibi bende olanı da aldılar.
Sonunda anladım ki; insan bilmedikleri sebebiyle değil bildikleri yüzünden cahil oluyordu.
Sonsuza kadar kaybedemezsin.
Ölüm beni korkutmuyor. Çünkü sonrasında adaletle yargılanacağımı biliyorum. Beni yaşamak korkutuyor, adaletsizlik korkutuyor.
Doğanın kanunu basittir; gücü olan hükmeder.
Paranın kime ait olduğunun fazla bir önemi yoktu. Önemli olan kimin yönettiğiydi.
Ben gayreti Adana'nın yaz sıcağında tesettüründen vazgeçmeyen müslüman kadınlardan öğrendim.
Sen zamanın başlangıcından beri adına methiyeler söylenen güzel değil misin?
İçimde bir boşluk var. Karadelik gibi benliğimi yutuyor.
Tamam insansın orasını anladık da, iyi bir insan mısın?
Dahiler basit bir işle uğraştığında ortaya çıkan şeye sanat denir.
Size kötülük yapmayanı iyi sanmak hata olur. Belki henüz fırsat bulamamıştır.
Hayatta ki tek isteği deniz kıyısında ölmek olan bir adama bakıyorsun şuan.
Bence buradaki insanları ortak sorunu önüne çıkan fırsatları iyi değerlendiremiyor olmaları.
Kolay unutulmanın yöntemlerinden biri de karşınızdaki kişiye asla ismiyle hitap etmemenizdir.
Gidecek yerin yoksa attığın her adımda yükün ağırlaşır.
Bu berbat hayatıma biraz anlam katıp daha berbat hale getirdiğiniz için hepinize teşekkürler.
Söylenen sözleri duymaktayım, garip bir şeyler var bende söylenmeyeni dahi işitmekteyim. Ve dahi görmekteyim insanın yüzündeki memnuniyetsizliği. Rabbine karşı nankörlükte sınır tanımadığı halde istekleri bitip tükenmeyeni de bilmekteyim.
Yaşadığımı hatırlıyorum, bu şimdi ölü olduğum anlamına mı geliyor?
Türkiye de yapılan herşey yabancılar için zaten, halk uzun zamandır uyutuluyor. Üzülerek söylüyorum, biz köle bir milletiz. Bu halkın Kurtuluş savaşı henüz bitmedi. Sahte kahramanlıklar ile sekteye uğratıldı. İnsanlar yozlaştırıldı ve bilerek fakir düşürüldü ki hareket alanları ve kabiliyetleri azalsın. Sadece günlük ekmeğinin derdinde olsun.
Şu ülkede şeriat uygulansa, adamdan sayılmayacak mahkemede şahit bile olamayacak kişiler ülke yönetiminde söz sahibi olmak istiyor ve bu amacında muvaffak oluyor. Müslümanlar da film izler gibi izliyor. Yazıklar olsun...
Tek birşey istiyoruz; müslümanca bir yaşam!Vakit sabah namazı vakti... Şunu iyi bilmelidir ki İslâm'ın emirlerinden herhangi birini yerine getirmeyen kişi dinin yıkılmasına yardım etmiş olur. İşin kötülüğünü buradan anlamalıdır.
İslâm dini Türk'ü Araplaştıracak diye bir argüman üretmişler papağan gibi aynı şeyi tekrarlayıp duruyorlar. Anlamıyorlar ki İslâm Arabı Türkleştirmiştir. Arapların tarih sahnesine çıkışı İslâm ile olmuştur ve dini düzgün yaşadıkları döneme bakıldığında yaşamları Türk yaşamıdır.
İngiliz olmakta, Fransız olmakta ve Ermeni ve Amerikancı olmakta bir problem görmeyenler mesele Araplaşmaya gelince galeyana geliyorlar. Çünkü Arapların çoğunluğu müslümandır. Mesele milli kimlik meselesi değil din meselesidir.
Işığın rehberi - 2026
İnsana kötülük yap. Sonra ona iyilik yaptığını söyle. İnanacaktır.
Herkes yaptığı kötülüğün farkında ve yaptıklarını da bile isteye yapıyorlar. Sıra kendilerine gelene kadar da kimin ne acı çektiği umurlarında değil. Toplum iyi değil, iyilik yapılmasını da hak etmiyor. O halde ona merhamet eden olma. Onun yargıcı ol.
Yalan söyle. Sana inanmadılar mı? O zaman başka bir yalan daha söyle.
Güç sendeyken insanlar kardeşlik masalları anlatırlar, bu sevgi kelebekleri etrafınızda durmadan uçuşur dururlar. Ama güç bir kez onlara geçtiğinde işler değişir ve sen etrafınızda masal anlatacak kimseyi bulamazsın.
Bugüne kadar çok acı çektim. Acının ne olduğunu biliyorum. Artık onu başkalarına öğretebilecek yetkinliğe sahibim.
Kendine çektirdiğin acıyı başkalarından esirgeyecek kadar bencil olma
Kendisine doğrudan yada dolaylı yoldan fayda sağlamayan bir işle uğraşan erkek aslında gerçek bir erkek değildir. Gey’dir. Arkadan vurdurmaya alışmıştır. Futbol maçı izlemek, güldürü programları ya da diziler. Hiç fark etmez. Şunu hiç unutma senin lehine olmayan mutlaka aleyhinedir. Sen vaktini boş bir işle geçirdiğinde bir başkası gücü elde etmek için çalışıyor olacaktır. Gücü elde ettiğinde ise senin olanı almak için gelecektir.
Eğer insan olmasaydım, söylenmiş güzel bir söz olmak isterdim. Sevenin sevdiğine seni seviyorum demesi veya bir annenin evladına hayır duası gibi. Sonra sonsuzlukta yankılanmak isterdim.
Yaptıklarından asla pişman olma. Hak etmeyen birine merhamet ederek zayıflık gösterdiğin anlar için bile. Kendinden şüphe ettiğin anlar için bile. Herşey olması gerektiği için, olması gerektiği şekilde oldu.
Arayış içerisinde olmak ve birisinin ona hakikati ögreteceğini sanmak ne büyük budalalık. Ben her zaman şunu savunurum insan zihni kendi hakikatini yaratır.
Güçlü olduğun için üzgün olmamalısın.
Bu ülkede kendini cumhurbaşkanı sanan bir adam var. Halbuki halkın desteği ile geldiğin bir makamda halkın desteğini kaybetmişsen meşruiyetini de yitirmişsin demektir. (Recep Tayyip Erdoğan hakkında)
Şu kişinin aptallığına hayret ederim. Birinin sırf ona kötülüğü dokunmadı diye onu iyi zanneder. Belki henüz fırsat bulamamıştır diye de düşünmez.
Müslüman bir erkek olarak yabancı kadınlar ile muhatap olmanın erkeğin cibilliyetini bozduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar karşılaştığım tüm yavşaklar ya kadınlar ile hiç sıkıntı duymadan içli dışlı olan kişilerdi ya da zina yapmış kişilerdi.
Ben, Allah’tan korkarım. Çünkü onun gazabını gördüm. İnsanlardan bir çoğunu ahmaklık laneti ile lanetlediğini gördüm. Onlar nefret edilmesi gerekeni seviyorlar, kendilerine iyilik yapmak isteyen kişiye kin besliyorlardı.
Hormonlarım yine tavan yaptı. Çarpık zihnim bir kadın bul ve sertçe sik diyor. Dini inançlarım bu işin bu şekilde halledilmesine karşı çıkıyor.Siyasetçiler ve din tüccarları, kaderi fakirlik olanların buna sabretmelerini öğütlüyor. Aklım ise onları öldür ve karılarını becer diyor.
Geçen gün burada bir tartışma vardı. Kendi kuzeniyle yatan bir adamı eleştiriyorlardı. O halde sormak gerekmez mi, erdem nedir? Yani, sırf kendi kuzeni diye bir orospuyu becermemek erdem midir?
Bir kız çocuğu vardı. Onunla beş yaşlarında iken tanıştım. Yaşıtı pek arkadaşı olmadığı için bazen yanımda vakit geçirirdi. Mutlu bir çocukluğu olsun diye katlandım buna. Arasıra normal durumlarda bile yüzünde belli belirsiz bir tebessüm olduğunu fark ederdim. Derdim ki, o mutlu. Sonra okula başladı ve doğal olarak diğer insanlar ile içli dışlı oldu. Artık yüzündeki o gülümsemeden eser yok. Demem o ki, eğer nadide bir çiçeğin varsa onu bir dağın zirvesine dikmelisin. Her gün bakımı için o dağın zirvesine tırmanman gerekse bile. Tüm bu zorluğa onun için katlanmalısın. Çünkü, o senin nadide güzel çiçeğin.
Kendine iyilik yapman her zaman başkalarına zarar vermeni gerektirmez. Ama bazen de gerektirir.
Bugün biri şöyle söyledi: “Öldüğümde cenazemi şehrin çöplüğüne atmazlarsa kendimi iyilerden saymam. Bizden çok daha iyiler, bundan daha iyi zamanlarda yaşadılar da yine de insanların nazarında bir kıymetleri olmadı.” Allah’ın ne garip kulları var. Tuhaf!
Hiçbir kimsenin merhametine muhtaç olmak istemiyorum. Ne insanların ne de tanrının, zeusun, budanın, hint ineklerinin, İsa'nın, hiç birinin. Ama islamın tek ilahı Allah başka, ona karşı nasıl nankörlük edebilirim. Eğer o isterse bana merhamet edebilir. Elbette bana yapılan bu merhamet diğer kulları için nasıl sonuçlar doğurur orasını bilemem. Beni iyi anlıyorsun değil mi, sevgili ayak başparmağım?
Cevap vermeye muktedir her varlık dile gelsin ve bana şu sorunun cevabını söylesin: ölümümden sonra iyiler tarafından iyilikle anılacak mıyım?
Sadece sevdiği kimselerin mutluluğu ile mutlu olan bir kişi için herkesten nefret etmeye başlamak ne büyük trajedi. Buradan kendime ve kendim gibi olana sesleniyorum: ölüm var, sevin!



Türkiye'de bir cumhurbaşkanı olduğuna şüphe yok ama bu ülkenin cumhurbaşkanı olmakla Amerika'nın sömürge valisi olmak arasında gidip-gelen bir adamla bu işlerin yürümeyeceği de açık gerçek.